Bravofly – travel dünya

SEYAHAT BLOGU
Home > İstikametler > Alexanderplatz Meydanı ve Yakın Çevresi

İstikametler

Alexanderplatz Meydanı ve Yakın Çevresi

Alexanderplatz Meydanı ve Yakın Çevresi
Ekim 19
11:12 2016

Alexanderplatz Meydanı ve Yakın Çevresi Alexanderplatz, Berlin’in simgelerinden biri haline gelmiş ve çok sayıda turistin ziyaret ettiği bir meydandır. Bu meydan, çok sayıda caddenin ve tren istasyonunun kesiştiği bir düğüm noktasıdır. Fiziki olarak Berlin’in kalbi olması, Alexanderplatz‘ın yaşantısını da Berlin’in merkezi konumuna getirir. Pek çok ziyaretçiye göre Berlin’e uçuşunuz sonrası ilk görmeniz gereken yerlerden biri olan meydan; kafeler, barlar, alışveriş merkezleri, sokak sanatçıları ve müzisyenleri ile yedi yirmidört canlıdır. Meydanın simgeleşmesinde elbette  Fersehtrum‘un etkisi büyüktür. Berlin’in her yerinden görülebilen 368 metre yükseklikteki Fersehtrum Kulesi için Berlin’in Eyfel Kulesi demek yanlış olmaz. Dilerseniz kulenin restoran katında muhteşem bir Berlin manzarası eşliğinde yemek yiyebilirsiniz. Arkadaşlarınızla buluşmak ve Alexanderplatz’ı gezmeye başlamak için Fersehtrum iyi bir seçenek. Buluşmak  demişken, Alexanderplatz’ın tüm şehrin buluşma noktası olmasına oldukça uygun bir diğer öğesi de Weltzeituhr saatidir. Dünya’nın 148 farklı şehrinin zamanını gösteren bu dev saat, üzerindeki güneş sistemi heykeliyle adeta dev bir sanat eseridir. Eğer tv kulesi Fersehtrum’un mükemmel manzarası sizin için yeterli değilse ve daha fazlasını arıyorsanız, o zaman Park Inn Otel’in tepesinden serbest düşüş deneyimi yaşayabilirsiniz. 125 metre yükseklikten yapacağınız bu adrenalin dolu düşüş, unutamayacağınız bir deneyim olacak. Alexanderplatz Meydanı’ndan yürüyerek ulaşabileceğiniz önemli başka bir yer, beş adet müzeye sahip olan ve etrafı kanallarla çevrili ünlü Müzeler Adası’dır. Adaya yürüyüşünüz sırasında kırmızı belediye binası Rotes Rathouse’u görmeniz mümkün.  Bu bina Tv kulesi’nin arka tarafındaki meydanda yer alır. Bu alanın ortasında Neptün Çeşmesi ve Belediye Binası’nın karşısında da Meryem Kilisesi ‘Marienkirche’ bulunmaktadır. Bu kilise Berlin’deki en eski kiliselerden birisidir. Yapımında granit ve tuğla kullanılan kilise oldukça başarılı bir mimariye sahiptir. Tuğlalardan dolayı sahip olduğu kırmızı renk, belediye binasının yapımına da ilham kaynağı olmuştur ve Rotes Rathouse yapısının rengi, Meryem Kilisesi örnek alınarak  seçilmiştir. Neptün Çeşmesi, merkezinde Neptün ve etrafında Almanya’nın dört büyük nehrini temsil eden kadın heykellerinden oluşan bölgenin en güzel çeşmesidir. Kısa bir yürüyüş ardından Müzeler Adası’na vardığınızda sizi Berliner Dom karşılayacak. Berliner Dom yani Berlin Katedrali,  2006’da restorasyon sonrası son halini almıştır. Neo-barok mimariye sahip katedral Berlin’in en önemli mimari eserlerinden birisidir. Katedralin kubbesine çıkarak başka bir açıdan yine eşsiz bir Berlin manzarasına ulaşmak mümkün. Müzeler Adası 1999 yılında Dünya Mirası Listesi’ne girmiştir. Mısır Müzesi, Klasik Antik Çağ Müzesi ve Bergama Müzesi’nden birini mutlaka görmelisiniz. Özellikle Bergama Müzesi , Bergama Antik kentinden getirilen eserleri barındıran ve en çok ilgi çeken müzelerden biridir.

Alexanderplatz, Berlin ulaşımının kalbi olması nedeniyle çok kolay ulaşılabilen bir yer. Şehrin kalbinin attığı bu meydan ve yakın çevresi elbette Berlin’de görülecek çok sayıda yerden sadece biri.

About Author

admin

admin

0 Comments

No Comments Yet!

There are no comments at the moment, do you want to add one?

Write a comment

Write a Comment